Ali Erdinç Başaran’a Açık Mektup Tarzında Cevaptır

Öncelikle, hazırlamakta olduğum birçok bilgelik çalışması konularını şu dar zamanlarda bana bıraktırıp, beni böyle seviyesiz olay ve polemikler içine sokarak, zaman, enerji, lüzumsuz akılsal meşguliyet ve lüzumsuz adlî tâkibatlar içine soktuğun için seni kınayarak başlamak istiyorum ifadelerime.

Kendi işiyle meşgul bir adamın yanından çantasını alıp kaçan, ve ne olduğunu nedenini anlayamadan çantasının peşine düşmüş adamı bir de etrafındakilerle suçlayarak, kınayarak kahramanlık edası içinde, yaptığının çok doğal ve i€œhaklılıki€ olduğunu savunma cüri€™eti içine gir. Hattâ adamı bir de döv bari!

Olay aynen budur!.. Ama gel bu olayı bilmeyenlere izah ederken hareket noktamız olarak, facebooki€™unda 12/05/2016 gününde yazdığın saçma sapan, yalan dolan ve demagoji içeren, ucuz kahramanlık destanından yola çıkalım.

Olay, 50 küsur yıldır, ortaya koymaya çalıştığım ve tam olgunlaştığında, yani şu günlerdeki gibi, insanlar üzerinde büyük değişim ve dönüşümlerini de gördükten sonra insanlığa sunmak istediğim; i€œBilgelik Bilincii€nin; 1- i€œTemel bilgileri€, 2-i€œTatbikati€ ve 3-i€œYaşanışıi€ olarak, 3 alanda bölümlenecek olan eserin, yıllar önce ilk i€œtemel bilgileri€ kısmına hasb-el kader ulaşıp da, şu günlerde, sadece o kısmını haberim olmadan alıp kaçarak hem de çok eksikli olarak bastırıp, i€œkitap yazdımi€ diye ortaya çıkışındır. Kitabın adı ise; i€œİnsanın Kitabıi€; ama yayınlayanın i€œİnsanlıktan Nasibi Var mıi€ acaba?..

Yaptıklarını, seni tanıdığını sananlara haklı göstermek ve paçayı ucuz bir demagojiyle kurtararak yürüdüğün eğri yola devam etmek üzere, beni ve öğretimi güya överek, konuya yine güya dürüstçe ucuz kahramanlık i€œitirafi€larınla giriş yapmışsın. Gel şu yazılarına, toptan bir cevap değil de, satır satır ele alarak göz atalım ve herkes yalan dolanı fark etsin.

i Yazının başından ilk satırla başlayalım;

i€œKitapla ilgili 4 gündür süren suçlamalara karşılık şunu açıklamak istiyorum.i€

Neden açıklama lüzumu gördün söyle;

Çünkü yayıncı kitap evi, eserin tümünün benden alındığını duyunca, yayınevini de töhmet altında bırakan bu olayı sorguladılar ve sen de; i€œben Işık beyle görüşür işi hallederim, çünkü o, şey yapılmaya alışıktıri€ tarzı bir cevapla, ama, yana yakıla telefonla beni arayıp akşam dersimdeyken telefonumu çaldırdın. Ama ertesi gün de bana ulaşamayınca o panikle i€œne yapayım, ne yapayımi€ diye düşünerek bu vahim sonuçlara doğru giden olayı kahramanlık ve vatana hizmet edasıyla ve hiç değilse takipçilerinin gözünde karizmayı çizdirmemek için güya açıkladın ve gerçekten takipçilerin ağlamaklı oldular, seni tebrik ettiler.

-i€œ Ben bu kitapta, kendi Hocam tarafından gururla karşılanacağını düşünerek, Oi€™nun anlatım örneklerini bile (mükemmel oldukları için) değiştirmeden kullandım.i€

Ne hakla?.. Haber mi verdin? Onayımı mı aldın?.. i€œÇaktırmadani€ ifadesini kullansan daha doğru bir cümle olurdu bu. Ve bana, böyle bir talebe yetiştirmiş olmanın gururunu yaşattığın için minnettar mı olmamı bekliyorsun sana. Ve takip eden cümlen şöyle;

-i€œ..hiçbir mahsur görmedimi€¦i€i i Buna söyleyecek söz bulamıyorum!

-i€œŞžimdiki öğrencileri tarafından onun ses kayıtlarını kağıda aktararak kitap haline getirmek gibi bir şekil olarak, kısacası hırsızlık olarak

algılanmaktadır.i€

ޞimdiki i€œdolduruşa gelmişi€ öğrencileri tarafından değil; i€œTürk Ceza Kanunui€™nun Telif Eserler Mevzuatıi€ tarafından!.. Buna cehalet mi diyelim ya da argo ifadesiyle i€œaptalı oynamaki€ mı diyelim ya da gel en doğru ifadesiyle i€œdemagojii€ yaparak olayı geçiştirmek diyelim.

ޞu anda, sürdürdüğüm i€œBilgelik Bilincii€ çalışmalarımdaki pek çok hukukçu arkadaşlarımın isyanıyla başlamış olan ve maalesef kendi eserimin telif hakkına senin sahip olmanı engelleyerek, beni kendi eserimi yayınlayabilmekten mahrum bırakamaman için bana i€œmecbureni€ başlattığın bir yargı süreci içine girmiş bulunuyoruz.

-i€œSiz Işık Beyi€™in Seminerlerini almaya başlamış kişilerin yerine kendimi koyduğumda evet kitap tastamam onun öğretisi, onun ders akışıyla aynı gibi duruyor; haklısınız. Ben de olsam ben de bunun bir kopya olduğunu düşünebilirim.i€

i€œAslında aynını aldım ama kopya değil !i€ anlamındadır dikkat !..i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i i 

İşte demagoji buna deniliyor.

– Ben Işık Beyi€™in sunduğu bilgiye duyduğum saygıdan(?) kitaba bu kadar değişmez bir biçimde aldım izahatları; ondan Oi€™ndan bunu çalmamdan falan değili€¦ Kimsenin bir şeyini çalmakla işim olmaz..

-Ama kitap çıktıktan dört gün sonra hala anlam veremediğim(?) bir suçlamayla karşılaştımi€¦i 

-i€œBen hala gurur duyulması(?) gereken bu durum yerine, savaş açılma olayına karşı şaşkınımi€¦i  Işık Bey ya da Siz tepkili öğrencileri beni hırsızlıkla suçlamaktasınız. Ne diyim ?…i€

Sen mi safsın?.. Yoksa âlemi mi saf, ya da, enayi, i veya i€œne desem yerler bu i€¦i€™leri€ konumunda algılıyorsun?.. Bunlar, anlaşılması çok zor deli saçması ifadeler!..

– i€œEğer böyle bir bakış açısıyla düşünürsek, yani herşeyi Allahi€™ın sunumu değil de kişilerin sunumu olarak değerlendirirseki€¦ Siz birkaç yıldır Işık Beyi€™in derslerini alan kişilerce Işık Beyi€™in öğretisi diyebileceğiniz Ruhsal bilgiyi aktardım.i€

i€œAktardımi€ değil, i€œ ben yazmışım gibi herkese yutturdumi€ ifadesi daha doğru olmaz mıydı? Müsaade et de eserin sahibi o bilgiyi aktarsın insanlara!.. Ve nereden biliyorsun ki; eserin 1989i€™dan başlayarak, ancak şimdi i€œeksiksiz ve dönüştürücüi€ son halinei  gelmiş olduğunu görmüş olmamla; 1. Cildinden başlayarak yazmaya başladığımı ve önümüzdeki ay matbaaya verilmek üzere olduğunu? (Meselâ)i€¦

Peki ne olacak o zaman? Nasıl yayınlarım ben şu bir ömür verdiğim eserin ilk cildini? Bunu herkese açıklar mısın lütfen! Hem eserimin bu baş tarafını kurnazlıkla ve i€œben kitap yazdımi€ diyerek, eksik, ruhsuz ve gereken enerji ve olgunluğundan yoksun bir şekilde yayınlıyorsun ve beni atlatıp önüme geçiyorsun. Hem eserimi artık yayınlanamaz hale getiriyorsun. Hem de en önemlisi şu ki Ali bey, iyi dinle; eseri çarçur ediyorsuni€¦ Bak nedenini açıklayayım da etrafındaki dostların bilsinler, çünkü sen bu hırs ve egoyla bunu anlayabilecek durumda değilsin.

Bir eser ilk zamanlarda henüz hamdır ve giderek son kısımları oluştukça olgunlaşır ve son kısımlardaki aldığı mükemmel hal, baş kısımını da etkileyerek onu da değiştirir, mükemmelleştirir ve eser başıyla sonuyla uyumlu ve mükemmel hale gelir. Ama bunu eser hazırlayanlar bilir, i€œyürütenleri€ ise, ne bulduysa ve eser ne safhada olursa olsun onu kapıp kaçar ve i€œyazdımi€ diye yayınlar.

Bu sebepten yazdığını iddia ettiğin bu kısım için i€œeksik, ruhsuz ve gereken enerji ve olgunluğundan yoksuni€ ifadesini kullandım. Çünkü senin eseri i€œbulduğun ve kaptığıni€ yıllara göre çok eksikli ve çok çok önemli takviyeler, tamamlamalar ve fark ettirici unsurlardan yoksun bir halde yayınlanmış durumda bu haliyle. Ne dediğim, esasen ben onu kitaplaştırdığımda, aradaki fark ile anlaşılacaktır.

-Bu kitapta anlatılan kısım, yani ruhsallığa yeni adım atan kişiye verilmesi gereken kısmın büyük bir bölümü Işık Beyi€™in gezegene sunumu olabilir ama hepsi oi€¦ Ben ni€™apıyim, Allahi€™ın yarattığı İnsan varlığı 7 çakralıysa ve anlatılacaklar bunlarsa bunların öğrendiğim kişiden izin almak, ona teşekkür etmek ya da adını anmak çok yapmacık geliyor banai€¦

Bu ifadelerin içerdiği i€œHaklılıki€ edasına herkesin dikkatini rica ediyorum! Ve diyor ki;

i -tek kaynak Tanrıi€™dır ve de bu böylei€¦

Bak bak uyanığai€¦ i€œTabii canım buna kim itiraz edebilir ki!i€i€¦ hele i€œkaynak kişii€ olarak kitapta i€œAli Erdinç Başarani€ diye koskoca bir isim olduktan sonra!..

Bak Ali bey, şu diyeceğime iyi kulak ver:

Tek kaynak Tanrıdır ve O, bu sonsuz Varoluşun sonsuz anlatımlarını, her yazarına farklı farklı, başka başka anlatım bireysellikleri içersinde akıtarak sunar. i€œBireyselliki€ ne demektir bilir misin?..i O yüce kaynağın ifadesii€™nin, ortaya konuluşunun, her i€œhissedip anlatani€ından başka başka renklerde, başka bir keşfedişle, değişik tarzlarda, doğadaki çiçekler gibi; i€œhepsi Allahtani€, ama hepsinin ayrım yapılamayan başka başka güzellikler içermesidir.

Son 30 yılın şu spiritüel açılım çağında, Tanrısal Âlemi insanlara sunmaya çalışan 100 000i€™ lerce eser yayınlandı. Bunların herbiri bir diğerinden farklı ve Oi€™nu anlatmaya çalışmaktaydı. Sen de,i i€Ben ni€™apıyim, Allahi€™ın yarattığı İnsan varlığı 7 çakralıysa ve anlatılacaklar bunlarsai€ diyerek bir demegojiye sığınacağına, i€œSonsuz Gerçeğini€ derin, farklı ve sana özgün bir ifadesini, bir derinliğini yakalayabiliyorsan bunu yaz, sana ait yeni bir şey söyle!.. Bu alan, içine sıkışılıp kalınamayacak kadar sonsuz geniş bir alan. Benim getirdiğim bilgiyi alma. İş; yeni bir şey söyleyebilmekte! Yoksa benimkini yürütüp de; i€œBen ni€™apıyim tüm gerçeklik bundan ibareti€ zavallılığına sığınma.i Gerçeği herkes anlata anlata bitiremiyor, her birinin rengi ve vizyonu birbirinden farklı ama sen o kadar renksiz, o kadar vizyonsuz birisisin ki, Gerçeğin sonsuz alanından yeni bir şeyleri fark etmek, kitaplaştırmak ve işte o zaman beni hocan olarak gururlandırmak yerine, benim eserimi kapıp kaçarak i€œkitap yazdımi€ diye seviniyor, i€œçıktı nihayeti€ diye hamd ederek facebooki€™undan reklâm edip duruyor, kitapçı dükkanının rafları arasından pozlar vererek çevreni etkilemeye çalışıyorsun.

Bak Ali bey, i€œGerçeğin reklâma ihtiyacı yoktur! Ama sahtenin kandırabilmek için reklâma ve iknâi€™ya çok ihtiyacı vardır. Ve olaylar bu boyutu almasaydı oldukça ikna ediyor gibiydin etrafında sana inanmak isteyenleri. Kitap için yazılan methiyelerden bu anlaşılıyor, ama onların içinde dürüst ve aklı selîm sahibi olanlar varsa, bu yazdığım yazıya cevaplar ve yorumlar yapsınlar lütfen.

Bir de ortada büyük bir yalanın geziyor. Diyorsun ki:

i i€œ-Sanırım frekans konusunda elektriğin frekansının 1 milyon Hz. olması bilgisini başka bir yerde bulamadığımdan direk Işık Beyi€™i telefonla aradım bu bilginin hangi kaynaktan geldiğini. O da bana eski i€œRuh ve Maddei€ dergilerinden birindeki makalede yeraldığını söyledii€¦Kitabı yazmadan önce Hocai€™ya bir konuyla ilgili danışmam, yine kitap çıkmadan önce Oi€™na telefon açıp da i€œşu kitaba bir göz atıp, gerekli tashihler varsa yapar mısınız ?i€ demem de bunun kanıtıdır. Kendisi o günlerde pek bu konuyla ilgilenmedi.i€

i€œKitabı yazmadan önce Hocai€™ya bir konuyla ilgili danışmam, yine kitap çıkmadan önce Oi€™na telefon açıp da i€œşu kitaba bir göz atıp, gerekli tashihler varsa yapar mısınız ?i€ demem de bunun kanıtıdır. Kendisi o günlerde pek bu konuyla ilgilenmedi.i€

Tamamen yalan!.. Sen bana bir bilgi danışırsan tabii ki sana bildiklerimi söylerim. Ama o sırada benim eserimi yayınlamakta olduğunun farkında değilim kii€¦ Ayrıca bana Bodrumi€™daki çalışmama gideceğim gün telefon ederek i€œhocam ben bir kitap yazdım ve size gelmek istiyorumi€ dediğinde; bana, basılmış bir kitap getireceğini zannederek i€œAlicim ben gidiyorum lütfen Gülferi€™e bırakıveri€ diye cevap verdim. Yoksa i€œbak dikkat et, senin bilgilerini kitaplaştırıyorum ve sen bu işe bakalım ne diyeceksin?i€ anlamında bana geleceksin, ve ben de; bu bilgilerin henüz yeterince olgunlaşmadığını ve daha sonra ben i€œbir bütün olaraki€ onu kendim yayınlayacağımı söylemeyeceğim sanai€ öyle mi?.. Ve sen benim Bodrumi€™a gidiyor olup da kitabının(?) tarafımdan fark edilmemiş oluşuna da herhalde çok sevinmiş olmalısın. Zaten üzerine düşen i€œhaber vermei€ sorumluluğunu da (vicdansız) vicdanında i halletmiş bulunmaktasın ki, utanmadan;

-Ama kitap çıktıktan dört gün sonra (hala anlam veremediğim?) bir suçlamayla karşılaştımi€¦i 

Diyebilmektesin!.. Kitap çıktığında caka satarken değil de, şimdi kuyruğun sıkışınca, ahvalin demagoji yoluyla nasıl kurtarılacağı acelesiyle, o sana inanmış ve i€œHapşırsani€;…..i€Ne güzel de hapşırıyor!i€ diyen insancıklara, bu i€œyalan, kandırıcı, hilekâr ve ancak sığ akıllara hitap edeni€ komik yazıyı yazıyorsun ve şimdi artık; ne kadar dürüst, ne kadar haklı ve i€œAllahın bilgisinii€ halka sunmuş bir kahraman edasını takınabiliyorsun.i 

Ve ben şimdi senden ve de o; i€œBoş ver Alicim biz önümüze bakalım, geleceğe akalımi€¦i€ ya da; i€œSen aşmışsın hocaları geçmişsini€¦ zaten boynuz kulağı geçeri€ diyenlerden Cevap bekliyorum o ucuz yağ kokan laflar yerine. Hodri meydan!.. Cevap istiyorum, demagojik lâflar değil.

Bak, yazdıklarıma satır satır cevap verilmesini bekliyorum!i 

Cevap veremezsen, kabul etmiş olduğun belli olacaktır ve bu güne kadar binlerce kişide olup da ses kayıtlarımı i€œKitap yazdımi€ diyerek yayınlamamış o dürüst, namuslu, kendini ve haddini bilen insanların önünde yaptığın iş apaçık açıklanmış olacaktır.

Hiç kimsenin tahmin edemeyeceği ve özellikle senin asla tahmin edemeyeceğin i€œbu yazıyıi€ yazmaya beni sen mecbur ettin! Yoksa ben, kendi eserimi senin tarafından neredeyse yayınlayamayacak duruma düşürülmeseydim ve esasen, insanlara karşı, o yakında yayınlayacağım i€œdönüşüm yaratıcıi€; i€œbilgeliğin tüm öğretisii€nin, senin yüzündeni yayınlanamamasının i i€œinsanlara asıl haksızlıki€ olacağını düşünmeseydim, tüm bu yasal işlere girişmeye tenezzül bile etmezdim ve sen de zaten beni tanıdığın için buna güvendin!

Evet ben çok hoşgörülü ve polemiklerden kaçan birisiyim ama polemiğe girersek alâsını ve doğrunun nasıl ifade edileceğini de çok iyi bilirim. Ziya Paşa der ki:

i€œAllaha sığın şahs-ı halîmin (yumuşak huylu insanın) gazâbından, zira yumuşak huylu atın çiftesi pektiri€.

ޞöyle yazmışsın:

i€œ-Bundan da öte ben bütün bu öğretiyi tüm seminerlerimde verirken hiçbir sorun yoktu. Hocai€™nın ses kayıtları herkesin elinde dolaşmakta ama şimdi kitabın içinde görününce bir garip durum oldui€¦i€

Diyorum ya; o kadar cahilsin ki, bu bilgiyi her yerde, bilmeyenlere kendi bilgin olarak tabii ki anlatır ve kullanırsın, ama o bilgi; i€œkitap yazdımi€ diye kitaplaştırıldığı anda, i€œtelif eseri€ olur ve orada burada anlatımından farklı bir duruma girer!.. Lütfen söyle, gerçekten bunun farkında olamayacak kadar saf mısın? yoksa diğerlerinin saflığına güvenerek durumu demagojiyle çarpıtmaya mı çalışmaktasın? Çünkü bu yazında, hocana ve onun üzerindeki emeğine, i€œ-i Ben Işık Bey gibi muhteşem bir öğretiye sahip bir hocadani€i diyerek ve i€œgezegene getirdiği o kusursuz, muhteşem eserii€¦i€ lâflarıyla böyle yağlayıp balladıktan sonra, bu ne vefâsızlıktır ki; halâ o muhteşem egondan taviz vermek sana çok acıklı geldiği için;

-Adına ne denirse densin, sadece ve sadece Oi€™na/Kendime/Tanrıi€™ya karşı sorumluyum; başka da hiçbir varlığa karşı bir sorumluluk ya da minnettarlık hissetmiyorum.

Diyorsun; ama Kanuna karşı da sorumlu olduğunu fark edeceksin yakında!..

Bak sana çok önemli bir şey öğreteyim;

ޞimdi i€œspiritüeli€ diye ifade edilen ve eski ifadesiyle i€œmanevî yoli€ olan bu yol, o kadar yozlaştı ki günümüzde, artık senin yaptığın bu ahlâken de kanunen de kabul edilemeyen hal, neredeyse i€œhizmeti€ olarak sunulmaya kadar vardırılabiliyor maalesef. Evvelce bu yolun insanları her şeyden önce dürüst, doğru, haysiyetli, temiz ve yolun gerektirdiği erdemli, şerefli insanlardı. Senin bu yaptığın, fark edildiği anda, yanında bir tek insanın kalmaması gerekirdi. Hattâ bir japon; rezil oldum diyerek i€œharakirii€ bile yapabilirdi bu ahlâksızlığın ortaya çıkmış oluşundan mahcup olarak. Senin gibi kahramanlık taslamazdı bu i€œahlâklılık yolui€nda.

Hiç Mooji videosu izledin mi youtubei€™dan? İzlediysen orada ibret almanı gerektiren bir şey var. Moojii€™nin oturduğu ve yüzlerce kişinin izlediği yerde, yanında hocasıi Papajii€™nini ve arkasındaki duvarda da onun hocası olani Ramana Maharjii€™nin fotoğrafları bulunur. Yol ve gelenek, vefa içersinde ve iftihar edilerek böyle sürdürülür. Manevî yol her şeyden önce kişinin kendine olan saygısıyla yürür. Senin yaptığın ise egonu yüceltebilir ama içsel olaraki kendine karşıi yapılmış en büyük kötülüktür. Kendi içsel değerlerini mahvetmektir bu!.. Çünkü bırak diğer insanları, sen, kendin, bu eserin bana ait olduğunu biliyorsun içselinde! ve i€œyazdımi€ derken i€œkitap yazmanıni€ bu olamayacağının da bilincindesin elbet.

Anlayışın o kadar dar ki; bak şu ifademi de nasıl da yanlış anlamışsın. Diyorsun ki;

i€œBirgün Işık Beyi€™le ruhsal gerçeklerden söz ederken sürekli i€œSizin de dediğiniz gibii€, i€œSizin de dediğiniz gibii€, diye tekrar etmem üzerine i€œAlicim, artık Sen o gerçekleri öğrendin ve onlar artık Senin gerçeklerini€ demiştir. Yani kişinin bu yoldaki gerçekleri kendisinin fark etmesiyle kendine mâl etmesiyle, emaneti teslim alması mefhumunu bile ben Oi€™ndan öğrendimi€¦i€

Benim ifade ettiğim i€œfark edilenleri€dedir. İfade, sözcükler, öğreti ve bilgi bana aittir ama fark edilmesi gereken i€œanlami€ senin olur. Ve sen, fark edileni, Mooji örneğinde olduğu gibi, i€œanlam olaraki€ aktarırsın. Anlamı aktarmanın bin tane yolu ve ifade ediliş şekli vardır. İllâ ki benim lâfımı tekrar edip, benim örneklerimi verip, benim üslûbumu, sözümü kitaplaştırmak değildir marifet! Yani, i€œfark edilen anlami€ sana ait olur artık, ama o ifade ediş bilgi ve örnek bana aittir ve kitap haline getirilerek şekil olarak aynısı sahiplenilemez. Anladın mı?..

ޞimdi burada ayrıca değinmek istediğim ve herkesin bilmesinde yararı çok büyük olacak bir bilgi var; i€œ5. Boyut !i€i€¦

ޞu sözlerle ifade ediyorsun;

i€œBunlar sırasıyla;i  kanalın obsesyon olmasının açıklanması üzerine yaşanan krizi€¦i€

i€œkanal arkadaşımıza komşu eve taşınmamla bu sefer de 5.Boyut Planı beni değişik eğitimlere tâbi tuttu.i€

i€œBen Işık Bey gibi muhteşem bir öğretiye sahip bir hocadan teorik ve Vernon gibi yine muhteşem bir farkındalık ustasında pratik derslerimi, sonrasında da Ruhsallığın en ince ayarları, ayrıntıları ve yüksek boyut farkındalıklarını da 5.Boyuttan aldım.i€

O dönemde çalıştığın medyumun, önce düzgün mesajlar verirken, sonrasında bu işi ticarete dökmesiyle, İlâhî Plân, medyumu derhal obsesyona soktu; ve kendisini İsis (Mısır Tanrıçası) ilân eden medyum, önce kendisine İsis elbiseleri yaptırıp sonra da takır tukur obsesyonik bir lisanla konuşmaya(?) başladı. Bu gün ayni badire maalesef Türkiyede pek çok obsesyonlu kişide yaşanmaktadır. Ve yine maalesef, benim; i€œkanalın obsesyona girdiğii€ anonsuma, sen, beraber çalıştığınız için çok kızdın ve beni i€œmedyumu kıskanmaklai€ suçladın. Buna rağmen, kanal (yani medyum) enerji veriyorum diye pek çok kişiyi hasta etti ve obsesyona soktu. Bu olaylara pek çok kişi de şahittir, isimlerini verebiliriz. Ama Ali bey, çok dikkat edin; enerji veriyoruz diye insanların böyle hasta edilmelerinin, sıkıntıya sokulmalarının vebali çok büyüktür!..

Sonrai€¦ Devam edelim;.. Medyumla beraber çalışmaya başladınız ve i€œ5. Boyuttan seni yetiştirdileri€¦i€ saçmalığı çıktı ortaya. Ve şimdi 5. Boyutun ne olduğunu da bilmeyenlere bu vesileyle anlatmış olayım:

ޞöyle ki;

İnsan; bedeniyle, i€œmadde, mekân ve zamani€ boyutunu yaşar, yani 3. Boyutu. Ama içselliğiyle de sübjektif dünyası olan 4.Boyutu yaşar. Kısaca insan, 3. ve 4. Boyutlar içindedir. ޞimdi önümüzde bir 5.Boyut açılmaktadır ki; i€œTerra Operasyonui€ bilgileri o boyuta i€œTerrai€, Bedri Ruhselmani€™ın İlahî Nizam ve Kâinat kitabı ise i€œYarı Sübtil Sevgi Âlemii€ adını vermektedir. Ve yine Ruhselman bilgileri, bu boyutun üzerinde i€œ Vazife Boyutlarıi€nın başladığını bildirir. Yani 6. Boyut normal vazifelilerin (sanat, bilim ve komutanların i€œAtatürk gibii€) ve 7. Boyut ise, yüksek realite vazifelilerinin boyutudur (ki ; Veliler, Peygamberler, Ölümsüz üstatlar gibi)i€¦

Gelelim 5. Boyuta;

i (Bedri beyin kitabı, 70 000 yıllık dünya tarihinin kapanışından bahsederkeni€¦) Henüz, dünyaya gelen vazifeliler dışında, i€œdünya talebelerindeni€ hiç kimsenin 7. Çakradan aydınlanmamış olduğu bilinir. İşte şimdi o çiçeklenmenin zamanı gelmiştir ve 5. Boyuta geçiş yapacak olanlar orada 1 milenyum (yani 1000 yıl) içersinde ve tek ömürde aydınlanmayı yaşayarak (realitelerine göre 250 yılda, 400 yılda, 650 yılda)i  Vazife boyutuna geçiş yapacaklardır. Dinsel ifadeler içeren kitaplar bu olaya i€œŞžeytan bin yıllığına zincire vurulacak, ancak bu zamanın bitiminden sonra tekrar zincirlerinden çözüleceki€ diye 5.Boyutta i€œdüalitenin, olumsuzun olmayıp oranın i€œbirlik ve sevgi âlemii€ olduğunu anlatırlar.i 

Tüm bunlar spiritüel bilgilerdir. Ama incelik şurada ki; 5. Boyut, ilk defa ve bu fırsatı insanlara sunmak için açılmaktadır. O, içinde irşad vazifelilerinin bulunduğu bir boyut değildir ve milenyum sonunda da işlevi bitecek olan geçici bir boyuttur. ޞimdi; i€œoradan yetiştirildimi€ teranesi saçmalıktır. Obsesyonik kanalın obsesyonik saçmalıklarıdıri€¦ ve şu anda uğraştığımız tüm şu saçmalıkların sebebi de maalesef, oradan irşad olduğunu iddia edenlerin ve bu 5. Boyut(!) kanallığının başımıza açtığı derttir.

i€¦ Elime ne geçecek, şöhret mi para mı ?. Hiç birisiyle işim olmaz..

Edebiyatını da bu fiatlardan sonra bırakın lütfen. Tam da üzerine bastın evet! ego, hırs, şöhret ve para!.. Sen benden aldığın eğitim ve görgü içersinde i€œ20 yıli€ (rakkamla; yirmi yıl) sadece 3-5 TL. lik salon kirası dışında, bu eğitimlere para aldığımı gördün mü? veya şöyle sorayım: i€œbu eğitime para ödedin mi hiç?i€i€¦ i Ama kişisel gelişim merkezleri denilen profesyonel odaklarda çalışmaları yine sizler başlattınız ve bu nedenle şu son 2 yıldır bizim çalıştığımız merkezlerdeki i 8 ay süren koskoca Bilgelik Eğitimii€™nin tamamında, sizin otel salonlarında yaptığınız 3 günlük çalışmalarınızın fiatı alınmaktadır. Bu konuya niçin girdim?..

i€œKitap yazdımi€ yalanının bütün püf noktası buradai€¦

Ortada o kadar büyük rantlar dönüyor ki, ve yıllarca yapılan eğitimlerle, edinilen mesleklerle o kadar az paralara iş bulunuyor, hattâ bulunamıyor ki; Son yıllarda i€œspiritüeli€ adı altındaki bu alanda, 1-2 haftalık seminerlere katılanlar, verilen(?) sertifikalarla insanları kandırarak, çağın getirdiği şu sıkıntılı dönemde i€œKişisel Gelişim Merkezlerii€ adındaki mekânlarda şaşılacak paralar kazanıyor(?)lar.

Pazar yeri toz dumani€¦ Herkes bu alandaki şöhretini arttırmak, fiatını yükseltmek peşinde. Tabii ki otorite olduğunu iddia edebilmek ve i€œBen bu işin kitabını yazdım!i€ diye Işık Yazani€™ın öğretisini böyle kolay yoldan kitaplaştırmak ve sonra da, i€œi€¦ Elime ne geçecek, şöhret mi para mı ?. Hiç birisiyle işim olmaz..i€ diyebilmek, fark edilmesi gereken çok gizli bir riyâkârlıktır.

Ve diyorsun ki;

i i€œBen kendi realitemden hiç memnun değilim, çünkü bu durum acayip ağırıma gitti, ego yerle bir oldui€¦i€

Asla yerle bir olmaz! tam aksine o sık sık hakkında yazılar yazdığın i€œegoi€ tavanlarda, zirve yapmış durumda. Lütfen ve kendi hayrına bir içsel kontrol yap da kurtulmaya çalış, ya da yapamıyorsan, azalt birazcık şu egonu. Çünkü yalnız kendine değil, insanlara da zarar veriyorsun ve şu başına gelenler ve duvara toslayışın da hep o aynı egodan. i€œKitabım çıktıi€ diye kitapçı rafları arasında çocukça pozlar vermek; olgun, mütevazî ve (değil eğitmen) düzgün bir insanın işi değildir. Otur ve bu kitap reklamcılığınla, i€œkitabı sahiplensem, benim kitabım desemi€¦i€ ifadelerini bir karşılaştır. Tüm facebooki€™un kitap reklâmıyla doldu.

ޞimdi;.. bana bu saçma ve anlamsız gelen satırlarının tamamını ele alamadım, ama yeter!.. İnsanları da, bu apaçık dalaverayı izah etmek için daha fazla oyalamak, şu hızlanmış olan zamanlarda hiç kimsenin vaktini daha fazla alarak bu aptal meseleye bu kadar fikir, ifade ve enerji harcamak istemiyorum artık. Bizimki şuna döndü:

i€œBir aptal kuyuya taş atmış, ve kırk akıllı onunla uğraşıyori€

Ve sen, sonunda, tüm bu yediğin herzelerden sonra diyebiliyorsun ki;

i€œBunda değerli hoca ve ustalarımın çoook büyük emeği ve hakkı vardıri€i€¦

Ben hakkımı helâl ederim!.. Ama, adımı kimseye verip de talebem olduğunu filan söyleme lütfen, ve beni i€œbu ahlâk düzeyindei€ birini yetiştirmiş olmak sorumluluğu ve utancının içine sokma!..

Ya selâmi  i (her ne demeksei€¦)

ޞimdi geldik işin en önemli kısmına;

Bu kadar dayak, Alii€™nin egosuna yeter!.. ޞimdi sıra geldi Alii€™nin varlığına; o güzel saf olan varlığai€¦

Önce soruyorum, şu gerçekte benimle hemfikir misin?.. i€œVaroluş, herkese, her şeyi, her an ve daima onun hayrına, ruhsal gelişimi için vermektediri€. Kabul ettin mi?.. Yani şu sıkıntılı olay da büyük bir hayıra dönüşebilir. Ama içinde bir o kadar da imtihanı taşıyor.

ޞayet bu yolun gerçek yolcusu ve samimi arayıcısı isen, ucuz ego kahramanlıklarını bırak, asıl başarı ve kahramanlık şu şahlanmış egoyu aşabilmektir. Henüz tamam olmuş filân değilsin ve biliyorum ki içsel derinliklerinde, tüm o şakacı ve neşeli görünüşüne rağmen, mutsuzsun!.. Yani, hâlâ, varlığının sebepsiz sevincini yaşayamadığın için, kitap yazmış olmanın sevincine ihtiyaç duymaktasın. Varlığının sebepsiz ve sürekli mutluluğunu yaşıyor olsan, o kitabı yazmaya tenezzül bile etmezdin.

Zaten şu kitaptaki temel bilgiler, yani zihinsel bilgi birikimi, insanı hiçbir zaman mutlu edemez ki; bu, bilgeliğin baş kuralıdır. Ama henüz i€œo adınla yayınladığın kitaptai€ bulunmayan ve i€œileri bilgelik öğretisii€nde yer alan, ve i€œfark edildiğindei€ sana varlığının sebepsiz sevincini yaşatacak olan aşamalar var ki; insanın önce egosunun çoook hafiflemesiyle, Varoluştan, sezgisel kanaldan, varlığına akarak onu mest edecek olandır o.

Bırak egonu, gel yanıma ve i€œbiliyorumi€ basamağını aş da, bir ileri i€œbilmemei€ basamağına geçelim Ali. Bilgeliğin en ileri basamaklarında i€œBilinçli Cahilliki€ denilen ve tüm zihinsel malzemenin kusulduğu i€œbilmeme haline geçişi€ yer alır. Ama Varoluştan akan ve ego-zihin engeli olmadığından dolayı içine dolan, o mest edicii€™nin yaşanışı ile mistik deneyim başlar. Bilgi, daima geçmişe aittir. Sezgi ise, i€˜şu anda gerekli olani€™ın farkındalığına, Varoluşsali€™a geçebilmiş, kendini Oi€™na açabilmiş olmaktır.

Gel !.. ve gelebilirsen, o egoyu aşabildiğini kendine de gösterebilirsen, o hiç kimseyi mutlu etmeyen bilginin ötesine geçebilirsin Alicim. Bak gene geldim i€œAlicimi€ noktasına. Hocalar hem egoları döver, hem de iç varlığıni€™dan ümit kesmez ve senin i€œvarlığını, aslınıi€ sever.

Varoluş şu yaşananları boşuna yaşatmıyor. Ve sana sunduğu bu muhteşem fırsatı kaçırma da bu handikapı aşabilecek dönüşümü hediye et kendine!.. Bırak etrafındaki insanlar ne derlerse desinler ve sen i€œne derler?i€ diye düşünme, kurban et onları varlığının hakikatine, çünkü o i€œdiğerlerii€, senin egonun enstrumanlarıdır zaten. Gel ve herkese bir i€œegoyu aşmai€ dersi ver, şaşırt onları. Asıl öğretmenliği bu yolla yaparsın onlara.

Gel Ali!.. Gel de asıl kitabı beraber yazalım, i€œmutluluğun kitabınıi€;i  ama yazıyla değil, yaşayarak, sergileyerek ve bu yolla yaşatarak herkese. Aş da gel Alicim ve beraberlik içinde olalım da işte o zaman içeriz karşılıklı çayımızı tüm bu olanlardan sonra herkese de ibret olacak şekilde.

Gel de, on yıl sonra çalışmaların varmış olduğu dönüştürücülüğünü yaşayalım beraberce. Satsang çalışmasına gel ve o dönüştürücü enerjileri, sebepsiz ve kalıcı mutluluğa sıçrayışı yaşa. Aş o egoyu ve yaşamın bu muhteşem fırsatını kaçırma.

Benim bu çok içten ve çok kolay hissedebileceğin sevgiyle seni çağırışımı i€œbir süre yalnız kal ve içinde hisseti€ Alicim. İnşaallah bu olay hayırlara vesile olsun.

Senin egodan arınabilmiş varlığını daima sevecek olan, hocan;i Işık Yazan.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copyrights Medya Ekibi