İnsanın mutluluğu mümkün müdür ?

blglnmda / Blog / / 0 Comments / Like this

Dünya, insanlık tarihindeki nüfusunun en kalabalık ve en sıkıntılı dönemini yaşarken, her birimiz parmak izlerimiz kadar farklı ve kendimize özel maddi, manevi sıkıntılarımız içersinde bunalmış bulunuyoruz. Bu sıkıntılarımız; ekonomik, sosyal, sağlıksal, ailesel, sevgi ihtiyacı ve özgürlük ihtiyacı olabilmektedir. Ya da bunların hiçbiri değilse de insanın “canı sıkılmaktadır” !.. Gönlündeki, pek de açıkça bilemediği, özlemlerinin, mutluluğun arayışında, ihtiyacındadır ki; bu sıkıntılı, problemli, tatminsiz yaşam, bizlerde önce psikolojik ve devamında da fizyolojik rahatsızlıklara sebep olmaktadır. 20 yıl önce insanların stres içinde oldukları bildirilirken, 10 yıl önce bu teşhis anksiyete (stresin kalıcı ve ileri hali) ifadesine dönüştü. Şimdilerde ise, toplumda en yaygın bulunan bu teşhis, artık hastalık boyutu olan depresyon sözcüğü ile ifade edilmektedir.

Dünyasal şartlar zorlaştıkça, yaşam çemberimiz daraldıkça, acaba halen insanın mutluluğu mümkün müdür ?.. Bunun cevabı bize bağlı olarak hem “hayır”dır, hem de “evet”tir. Acaba biz bu mutsuzluk çemberinden çıkacak i dönüşümü i becerebilecek kararlılıkta mıyız ve bize bu çözümü sunabilecek bir çözüm var mı ?

Tarihi boyunca insan, her çaresizliğine çare aramış ve mesela fizik zayıflığı içersindeki insanıni  silahsız olarak kendini koruyabileceği “dövüş sanatları”nı geliştirmiştir. Aynı şekilde sıkılan, üzülen, bunalan, mutsuz ve moral zayıflık içindeki insan için de “bilgelik donanımı” ortaya konmuştur. Ve artık insanın mutluluğu; insanın bahtı, talihi işi olmaktan çıkarak, farkındalık donanımı işine dönüşmüştür.

Bir cevap yazın