Kategori: Blog

04 Nis

Gerçek Kurtuluş getirir !

blglnmda / Blog / / 0 Comments

 

Gerçek kurtuluş getirir,

gerçek aklıbaşındalık getirir.

Gerçek zeka getirir,

gerçek masumiyet getirir.

Gerçek saadet getirir,

gerçek kutlama getirir.

04 Nis

Sevgi sadece dostluk olduğu zaman

blglnmda / Blog / / 0 Comments

Hiç sahiplenmeden, kıskanmadan, hiç hakim olma arzusu duymadan,

sevgi diğerine özgürlük vermeye başladığı zaman,

tam özgürlük, koşulsuz özgürlük,

o zaman dostluk olur.

Ve bilgeler

şehveti sevgiye,

sevgiyi dostluğa dönüştürmek zorundadır.

Dostluk haline ulaştığınız an

eve varmışsınızdır.

04 Nis

HAYIR’ın yeri kafadır; EVET’in yeri yürektir

blglnmda / Blog / / 0 Comments

Tüm insanlığın mutlu olmasını, dans etmesini ve şarkı söylemesini istiyoruz. O zaman bütün bu gezegen olgunlaşır, bilinçlilik içinde evrimleşir. Üzgün bir insanın, mutsuz bir insanın çok keskin bir bilinci olamaz; onun bilinci donuk, ağır, karanlıktır.

Ancak yürekten gülerseniz, bir yıldırım çakması gibi birden bütün karanlık kaybolur. Kahkahanızda siz gerçek kendiniz olursunuz.

Sevgi ve kahkaha benim için dinin tüm şu sözde dualarından çok daha kıymetlidir.

Önemli bir iş adamı karısını kaybetti ve cenaze merasimi bir kamu olayı haline geldi. Kentin bütün ileri gelenleri katıldı ve hepsi de iş adamının tanıdıklarıydı. Fakat bir yabancı vardı ve herkesten daha üzün görünüyordu. Cenaze bitmeden önce yabancı tümüyle kendinden geçti.

Matemli koca sordu, “Şu ağlayan yabancı kim?”

“Ah!” diye fısıldadı biri, “Bilmiyor muydunuz? Karınızın sevgilisiydi.”

Matemli koca hıçkıran adama doğru ilerledi, sırtına vurdu ve şöyle dedi, “Neşelen , oğlum, neşelen. Muhtemelen tekrar evleneceğim.”

04 Nis

Bir Zen Hikayesi – Mükemmel Ermiş

blglnmda / Blog / / 0 Comments

Bir felsefe profesörü bir ermişi görmeye gitmişti ve ona Tanrı hakkında soru sordu ve ona reenkarnasyon teorisi hakkında sordu. Ve ona pek çok şey sordu….. Sorular ve sorular ve sorular. Ve ermiş “Yorgunsun, yolculuk uzun sürmüş ve böylesine sıcak bir öğleden sonra tepeye tırmanmaktan terlemişi olduğunu görebiliyorum. Çok yorucu olmalı. Bekle, acelemiz yok. Bu sorular biraz daha bekleyebilir. Senin için bir fincan çay hazırlayayım.i Ve kim bilir, çayı hazırlarken cevabı bulabilirsin” dedi.

Şimdi profesörün biraz aklı karışmıştı ve bu çılgın adama gelmenin doğru bir şey olup olmadığından şüphelenmişti. “Bu sorular çay içerek nasıl cevaplanır?” Fakat artık dönmenin bir anlamı yoktu; biraz dinlenmesi gerekiyordu. “Ve çayın herhangi bir şekilde bir zararı yoktu, o halde çayı içip buradan kaçmalı”

Ermiş, çayı getirdi, çaydanlığından bardağa dökmeye başladı ve dökmeye devam etti. Bardak dolmuş ve çay tabağa dökülmeye başladı ve tabak da dolmuştu. O zaman Profesör, “Dur! Ne yapıyorsunuz? Çay yere dökülmeye başlayacak. Artık bardağın tek bir damla için dahi yeri yok. Çıldırdınız mı ne oldu?”

Ermiş kalpten gülümsedi ve “Demek ki sen zekisin! Anlayabiliyorsun. Şayet bardakta yer yoksa artık onun içine çay koyamayız. Senin kafanda yer var mı? Olduğum her şeyi senin içine dökmek isterdim. Fakat kafanda yer var mı? O aşırı düzeyde dolu, kalabalıklaşmış durumda değil mi? Benim yanıtım bu” dedi.

“Yeniden gel, önce kafanı boşalt. Bir şey bilmez halde gel. Sen aşırı bilgilisin. Senin içinde devam eden gürültüyü duyabiliyorum. Daha sessiz olarak gel. Ve sen öğrenmek için gelmemişsin; sen tartışmak için gelmişsin” dedi.

04 Nis

Yaşamın her ikisine de ihtiyacı vardır

blglnmda / Blog / / 0 Comments

 

Yaşamın her ikisine de ihtiyacı vardır:

dikenlere ve güllere,

gündüzlere ve gecelere,

mutluluğa/mutsuzluğa,

doğuma/ölüme.

Bütün bunları izleyin, doğumun ötesindeki bir şeyi anlayacaksınız.

04 Nis

SEN VE ZEN

blglnmda / Blog / / 0 Comments

Sen dersin, ‘Ben onsuz yaşayamam’
Zen der, ‘Bağlanmadan sevmeyi öğrenmelisin’
Sen dersin, ‘her şeyim olsun isterim hayatta’
Zen der, ‘Yoklukta dahi bolluğu hissetmelisin’!
Sen dersin, ‘Güzel şeyler hiç mi hiç değişmesin’
Zen der, ‘Tomurcuk çiçek olur, açar, solar, göreceksin’
Sen dersin, ‘Yaptıklarını ona ödeteceğim’
Zen der, ‘Şefkatle, yargılamadan bakmayı bileceksin’
Sen dersin, ‘Konuşalım, halledelim bu meseleyi’
Zen der, ‘Sessizlikte saklı tüm çözümlerin’
Sen dersin, ‘Hayat geçiyor, yapacak çok şey var daha’
Zen der, ‘Bu ne telaş? Sen bir ruhsun, sonsuza kadar vaktin!’

Alıntı

04 Nis

İnsanın mutluluğu mümkün müdür ?

blglnmda / Blog / / 0 Comments

Dünya, insanlık tarihindeki nüfusunun en kalabalık ve en sıkıntılı dönemini yaşarken, her birimiz parmak izlerimiz kadar farklı ve kendimize özel maddi, manevi sıkıntılarımız içersinde bunalmış bulunuyoruz. Bu sıkıntılarımız; ekonomik, sosyal, sağlıksal, ailesel, sevgi ihtiyacı ve özgürlük ihtiyacı olabilmektedir. Ya da bunların hiçbiri değilse de insanın “canı sıkılmaktadır” !.. Gönlündeki, pek de açıkça bilemediği, özlemlerinin, mutluluğun arayışında, ihtiyacındadır ki; bu sıkıntılı, problemli, tatminsiz yaşam, bizlerde önce psikolojik ve devamında da fizyolojik rahatsızlıklara sebep olmaktadır. 20 yıl önce insanların stres içinde oldukları bildirilirken, 10 yıl önce bu teşhis anksiyete (stresin kalıcı ve ileri hali) ifadesine dönüştü. Şimdilerde ise, toplumda en yaygın bulunan bu teşhis, artık hastalık boyutu olan depresyon sözcüğü ile ifade edilmektedir.

Dünyasal şartlar zorlaştıkça, yaşam çemberimiz daraldıkça, acaba halen insanın mutluluğu mümkün müdür ?.. Bunun cevabı bize bağlı olarak hem “hayır”dır, hem de “evet”tir. Acaba biz bu mutsuzluk çemberinden çıkacak i dönüşümü i becerebilecek kararlılıkta mıyız ve bize bu çözümü sunabilecek bir çözüm var mı ?

Tarihi boyunca insan, her çaresizliğine çare aramış ve mesela fizik zayıflığı içersindeki insanıni  silahsız olarak kendini koruyabileceği “dövüş sanatları”nı geliştirmiştir. Aynı şekilde sıkılan, üzülen, bunalan, mutsuz ve moral zayıflık içindeki insan için de “bilgelik donanımı” ortaya konmuştur. Ve artık insanın mutluluğu; insanın bahtı, talihi işi olmaktan çıkarak, farkındalık donanımı işine dönüşmüştür.

04 Nis

Önce onu arayın!

blglnmda / Blog / / 0 Comments

Önce O’nu arayın! Diğer her şey size ilAveten verilecektiri (Hz. İsa ).

Tanrı’nın sizin ihtiyaç ve mecburiyetlerinizin üstesinden ne kadar mükemmel bir şekilde gelebileceği hakkında hiçbir fikriniz yok. O sizin işiniz değil. Sizin işiniz en yüksek farkındalıkla içinizdeki ışığı aramaktır. Size, her şeyi yoluna koyduğunuzda, artık ondan sonra hep mutluluk içinde yaşayacağınızı söyleyen peri masallarına inanmayın. Şu anda olup bitenlerde eksik ve yanlış olan hiçbir şey yoktur. Sizin hayatınız mükemmeldir. Bulunulacak en iyi yer nerede ise oradasınız!..

04 Nis

GÜLMEK

blglnmda / Blog / / 0 Comments

 

İçten bir kahkaha nadir rastlanan bir olaydır. Bedeninizin her hücresi güldüğü zaman, varlığınızın her bir lifi sevinçle attığı zaman bu büyük bir rahatlama getirir. Son derece değerli olan pek az eylem vardır, kahkaha bu eylemlerden biridir. Şarkı söylemek, dans etmek de bu niteliktedir, fakat kahkaha en çabuk olanıdır.

Dans etmek, şarkı söylemek, gülmek: bu üçünün içinde gülmek en kolay olanıdır, en doğal ve kendiliğinden oluşan şeylerden biridir. Bunu öğrenmeniz gerekmez, öğrenmenize ihtiyaç yoktur; bu doğal bir armağandır. Herkes gülebilir.

Genç bir adami çok bilge yaşlı bir adama gitti ve şöyle dedi, “Ben aşk acısı çekiyorum efendim. Bana yardım edebilir misiniz?”

Bilge adam düşündü ve şöyle dedi, “Aşkın sadece bir tedavisi vardır ve bu da evliliktir. Ve eğer bunu evlilik tedavi edemezse hiçbir şey edemez ! Eğer evlenirsen iyileşirsin; bir daha asla aşkı düşünmezsin!”

04 Nis

Yaşamın tam da o şartları ihtiyacın olandır !

blglnmda / Blog, Genel / / 0 Comments

 

Yaşamının her Anında, o Anın şartları, tam da o sırada ihtiyacın olandır! Yaşamının her evresi, o an içinde bulunduğun şartlarla gelişir, seni yeni farkediş’lere götürür.Her an tam da içinde bulunduğun şartlara ihtiyacın vardır; azıyla, çoğuyla, sıkıntısıyla, ferahlamasıyla ya da heyecanıyla. Dur bi düşün; şu anda seni sarmalayan tüm durumları.. İşte yaşamının tam da bu Anında, içinde olduğun bu şartlara ihtiyacın var!..i İçinde bulunduğun Anın şartları’na şükret, bu anda bu şartlarına ve bu şartları sana uygun görmüş olan Varoluşa teslim ol. Emin ellerdesin, yükseliştesin, büyümektesin.. “Olağanüstü” çok yakın.. ve tüm ihtişamıyla yaklaşıyor. Sana düşen sadece teslimiyet ve Anın şartlarına şükretmek.

IŞIK YAZAN